Moderniteye Dair…

0
147

Moderniteye Dair…

Modernite;

İnsanın önüne koyduğu “tüketim hovardalığı” ve ayakta kalabilmek için yoğun çalışma gerektiren hayat tarzıyla insanı mekanik birer robot haline getirmiş…

Artık evlerimiz, kendisiyle huzurun elde edildiği “sıcacık bir yuva” olmaktan çıkmış, dostluklar bitirilmiş ya da tamamen menfaatler ilişkisine dayalı hale getirilmiş…

Hem fert, hem de ictimâî bünye açısından çok önemli hem de hayâtî bir parametre olan “haklı olmak” durumu için; iyi, doğru, ahlâklı, dürüst, samimi.. olmak bir anlam ifade etmiyor.

Artık Haklı Olmak;

Zengin olmaktır, bürokratik hiyerarşide en üst kademelerde yer almaktır, etiket ve kariyer sahibi olmaktır, imaja önem verip ona sahip çıkmaktır…

Artık “İtibarlı Olmak” için edepli olmak, dürüst, yardımsever, civanmert, cömert, ahlâklı.. olmak yetmiyor.

İtibarlı Olmak için;

Popüler olmak, zengin olmak, güçlü ve medyatik olmak gerekiyor.

“Güçlü Olmak” için, haklı olmak, dürüst olmak, doğru ve ahlâklı davranmak yetmiyor ya da herhangi bir kıymet ifade etmiyor.

Güçlü Olmak İçin de;

Popüler olmak, paralı ve pahalı olmak, itibarlı olmak, bürokratik hiyerarşide üst basamaklarda olmak, politik anlamda medyatik olmak, yalanı, yanlışı, haksızlığı.. doğru gibi sunmak gerekiyor.

Ve bütün bunlar, böylece devam edip gidiyor.

Artık bu dünyada kıymet ifade eden şeyler; medyanın metaı olan popülerlik ve algı yönetmenlerinin fon’lamasıdır…

Bir oyun, hîle ve dalavere ile etkili ve yetkili olmaktır…

Bencilce sahiplenilen ve kulu-kölesi olunan materyale (paraya) yakın olmaktır…

Hiç ölmeyecekmiş gibi âhireti göz, gönül ve kulak ardı edip, dünyaya sarılmak, ebedîleşmek arzusuyla dünyaya demir atmaktır…

Kim ne derse desin, ne olursa olsun, isterse az ötede kıyamet kopsun, “aman benden uzak olsun, bana dokunmasın da Allah canını alsın” rahatlığı ve rehavetiyle çöküşe hazırlanmaktır.

“Kendi istek ve tutkularını (hevâsını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?”  Furkân, 25/43

Modernite de “insan insanın kurdudur!” (Homo, homini lupus est) der, Thomas HOBBES.

Ve artık kurtlaşmış insanlar hem birbirlerini, hem mesken tuttukları yeryüzünü yiyip bitirmektedir.

Kendilerini “Ateşin Çocukları” gibi çeşitli isim ve benzetmelerle, bir “hak ve haklılık mücadelesi” sâikiyle topluma pazarlayan ve karşılık bulamadıkları zaman da etrafı ateşe verenler, ateşlerde yansın kavrulsunlar.

Modern toplumlar, hayatın getirdiği, doğal olmayan dayatma ve zorlamalar karşısında teyakkuzda ve olabildiğince stres/öfke yüklüdür ve kontrolünü vahyin ve aklın değil, nefis ve şeytanın egemenliğine bırakmıştır.

Modern insan, geldiği noktada köşeye sıkışmış, kendi çöküşünü izlemektedir.

Allah hâllerimizi hayra tebdil eylesin.


Şeref İŞLEYEN / 02.08.2021