Unutmak-Unutulmak

0
484

Unutmak insanın fıtratında var…

Ne ki, asıl mühim olan “unutulanlardan” olmamak…

“Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.” (Haşr, 59/19)

“Hâfıza-i beşer, nisyân ile mâlüldür” der atalarımız…

Hem çok çabuk nefislerimizin ve şeytânın iğvâsına, vesvesesine yenik düşüyoruz…

“Üç günlük” dedikleri dünya hayatının câzibelerine kapılıyor, ebedî hayata hazırlığın lüzûmunu unutuyoruz…

Dünya hayatının büyüleyici ihtişâmı, câzibesi kuşatıyor bütün benliğimizi…

Hep “daha çok kazanma” arzûsu…

Daha güzel olanı elde etme tutkusu…

Makâm ve mevkii hırsı…

Hep dediklerim olsun, benim isteğim olsun çabası…

Daha konforlu ve rahat bir hayat hayâli…

Hakîkat şu ki;

Bütün doyumsuzluklarımızın ilâcı,

“İnsanoğlunun bir vâdi dolusu altını olsa, bir vâdi daha ister. Onun gözünü topraktan başka bir şey doyurmaz…” (Buhârî, Rikâk, 10; Müslim, Zekât, 116-119) hakîkatidir aslında…

Fuzûli’nin dediği gibi:

“Ben akıldan isterim delâlet, akıl bana gösterir dalâlet!”

Allah dalâlete düşmekten ve Allâh’ı unutup ta, O’nun da kendisini unuttuğu kimselerden olmaktan muhafaza buyursun cümle ümmet-i Muhammed’i..!


28 Ocak 2019 Pazartesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here