Kur’ân-ı Kerim Ücretsiz Dağıtılmalı mı?

0
154

Kur’ân-ı Kerim Ücretsiz Dağıtılmalı mı?

Günümüzde sıkça dile getirilen, çeşitli vesilelerle gündeme taşınan bir konu bu.

Hem neden gündem olmasın ki, Kur’ân bizim hayat sebebimiz, alıp verdiğimiz nefes kadar zarûri ve bize Rabbimizin “bin aydan hayırlı bir gecede indirdiği” çok kerîm, hikmetli ve kendisinde aslâ şüphe bulunmayan evrensel bir Kitâb…

O hâlde;

Kur’ân-ı Kerim neden ücretsiz dağıtılmıyor?

Kim dağıtacak?

Dîninin dertlisi, hâli vakti yerinde, gönüllü kişiler ve din hizmet ve faaliyetlerini deruhte eden kurum(lar) tarafından…

İlk akla gelen haklı olarak Diyanet İşleri Başkanlığı tabii.

Zîra bu kurumun görevi, yasa ile belirlenmiş ve Anayasanın hükümleri altında serdedilmiş…

“İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere; Cumhurbaşkanlığına bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur.” Madde kısaca bu…

  • Şimdi birçok kitap, dergi, bülten, broşür vb. yayın materyalleri zaman zaman veya belli bir prensip dâhilinde ilgilisine ücretsiz dağıtılabilirken,
  • Okullarda ücretsiz ders kitapları dağıtımı yapılırken,
  • Değil sadece adı, şânı da İslam ile birlikte anılan ve halkı %94 oranında Müslüman olduğu söylenen bir ülkede Hıristiyan misyonerler, kitabın sahifeleri arasına Amerikan doları yerleştirilmiş ücretsiz İncil dağıtımı yaparken,
  • Bir başka dînin mensûbu Tevratın ücretsiz dağıtımına hazırlanırken veya;
  • Kimi oy kaygısıyla, kimi koltuk/makam/mevkii, kimi itibar (prestij), kimi kazanç (rant) elde etme, kimi kaz gelecek yerden tavuk esirgememe, kimi dev şirketine, marketine müşteri kazandırma… Vb. sebeplerle birçok hizmeti ücretsiz sunarken…

Neden?

Diyanet İşleri Başkanlığımız; bastığı, bastırdığı ve dağıtımını yaptığı bütün yayınları mûtedil bir bedel ile ücretlendirse bile,  “Kur’an-ı Kerim ve Meali/Anlamı” kitabını isteyen herkese ücretsiz dağıtmasın?

 Hem sloganı da; “Okumak isteyen herkese ücretsiz Kur’an-ı Kerim veriyoruz” olsun.

Burada bir hakkı teslim etmekte kuşkusuz zarûret var:

Gerek Diyanet İşleri Başkanlığımız, gerekse Türkiye Diyanet Vakfımız aracılığıyla yurt içinde ve yurt dışında bu güne kadar milyonlara varan ücretsiz Kur’ân-ı Kerim dağıtımı yapıldı, yapılmaktadır.

Sosyal medyada, şurada-burada yapılan spekülatif ve art niyetli yorumlar elbette gerçeği yansıtmamaktadır.

Hem gerçekten ihtiyacı olan ve almaya gücü yetmeyen hiç kimse inanıyoruz ki, geri çevrilmedi, Kur’ân’a erişmekten mahrum bırakılmadı.

Ancak;

Her yere, her işe, her eğlenceye dünyalar kadar gereksiz masraflar ediyoruz.

Bazen isrâfımıza dünyâlar tahammül etmiyor, hovarda harcamalarımız arşı tutuyor, harcayan ve harcananlar olarak içimiz sızlıyor olduğu halde saçıp savuruyoruz da,

Neden biraz kısmayı, tasarrufu, tedbir ahlâkını uygulamıyoruz…

Din hizmeti veriyor, verdiğimizi söylüyoruz.

İnsanları kendisine davet ettiğimiz Kitâbı ücretsiz dağıtmalıyız ki, kimsenin yarın rûz-i mahşer’de “okuyamadım, alamadım, ulaşamadım, vermediler” gibi bahaneleri olmasın.

Bizim davet, tebliğ, irşâd, ihyâ, emr-i bi’l ma’rûf, nehy-i ani’l münker görevlerimiz var.

Allâh’ın yeryüzünde sorumlu kıldığı varlıklarız.

  • Ahzâb s. 72. Âyette; “Biz, emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik. Onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar, ondan korktular da onu insan yüklendi…” Görevimizin bir gereği ve parçası olarak neden ücretsiz hediye etmeyelim Kur’ân’ı?

Fakat gelin görün ki; ticâri, siyâsî, ahlâkî, iktisâdî, idâri… Birçok açıdan üzerinde konuşulması gereken bir mesele bu.

Konuşulmadı mı zannediyoruz?

Elbette ki bu işin sorumluluğunu, yetkisini üstlenen, te’sir kudreti olan kişi ve kurum açısından eğrisi-doğrusu, getirisi-götürüsü onlarca kere konuşuldu, tartışıldı…

Meselâ;

  • Kitap yayın-satış ticâret sektörünü elinde bulunduran çevrelerin ticâretine nasıl bir olumsuz etki yapacaktır?
  • Dağıtımını yapan kurum, bu yükün altından sürekli ve sınırsız kalkabilecek midir?
  • Ücretsiz sahip olduğu Kur’an-ı Kerim’i, muhatap kişi gereği gibi muhafaza edecek ve ondan gereken istifadeyi sağlayacak mıdır?
  • İstismârın boyutları ne olacaktır?
  • Bu mevzûda çıkarılan kavganın, gürültünün etkileri nerelere varacaktır?
  • Bizim insanımız “ihtiyâcı kadar olanı” değil, “ihtiyâçlarının fevkinde olanı” stok etmeyi sevdiğinden, ücretsiz kitâb edinmede sınır tanıyacak mıdır?

Meselâ toplu taşıma araçlarında 65 yaş üstü ücretsiz uygulamasının istismar örnekleri herkesin mâlûmu…

Amca bey, nasıl olsa bedava diye bir durakta biniyor, ikinci durakta iniyor. Sonra birkaç adım atıyor başka bir otobüse biniyor ve bunu günde birçok kere tekrarlıyor!

Bu örnekte olduğu gibi, birçok meselede bir ahlâk (sızlık) sorunu olduğu kesin…

Ulu-orta saçıp savurmayı, çar-çur etmeyi, bir tane ile yetinmeyip “birkaç tane de fazladan elimizi altında bulunsun” felsefesini, “fazla mal göz çıkarmaz” oburluğunu maalesef seviyoruz.

Yakın zamanda çöplerden toplanan onlarca Kur’an, “bunları ne yapalım, vatandaş bakmadan çöpe atmış” sitâyişiyle önümüze geldi.

Bir başka teklif te şu olabilir:

Çeşitli programlar vesilesiyle binlerce, onbinlerce değişik konularda kitaplar bastırılıp ücretsiz dağıtılıyor. Bunun yerine bu iş, “Kur’ân-ı Kerim ve Meâli/Anlamı” adıyla hazırlanıp dağıtılabilir.

“Kur’ân’ın ulaşmadığı ev kalmasın!” kulağa ne kadar ümit ve heyecan verici geliyor değil mi?

Hele, “Kur’ân’ı anlamayan Müslüman kalmasın!” denilse ve bunda muvaffak olunsa…

Aman Yâ Rabbi! İnsan kendini dünyaya yeniden gelmiş gibi zinde ve aşk dolu hissediyor.

Ne diyelim, Allah niyet ve düşüncelerimizi hâlis ve samimi, tahakkukunu âcil ve bereketli kılsın!

Herşeye rağmen diyoruz ki; mutlaka etkili ve disiplinli bir düzenleme ile “Kur’ân-ı Kerim ve Anlamı” mutlaka ücretsiz olarak isteyene hediye edilsin.

Bekliyor, umut ediyor, temenni ediyor, istirhâm ediyor, duâlar ediyoruz…

Allah samîmi bütün mü’minleri Kur’ân’ın hidâyet ikliminde rahmet sağanağı altında buluştursun. (Âmîn).


Şeref İŞLEYEN

07 Mart 2019 Perşembe


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here