İlim ve Kâinat Kitabı: Kur’ân”

0
415

En mutlu insan, ahlaki değerler kendisinde temeyyüz etmiş, edeb ve terbiye eğitimini tam almış olan insandır. Bu insanın sahip olduğu ahlak da “en güzel ahlâk” olan İslâm Ahlâkı’ dır. Güzel ahlakın temel prensipleri; akıl, bilgi, istek, sabır, sadakat, kanaat, iktisat, merhamet, sevgi, şefkat, tevazu, doğruluk ve samimiyettir.

Bilgiye giden yol kitaptan geçer ve kitâb denince de akla bütün kevn-ü mekânı yaratan, insanı da onda halife kılan Allah’ın yüce kelam-ı ilahisi olan Kur’an gelir. Hayatta en hakiki mürşîd ilimdir ya, işte o da Kur’an’da mevcuttur. Öyleyse okumaya da önce onunla başlamalı ki insan doğru okuyabilsin, doğru durabilsin, doğru düşünebilsin, doğru kararlar verebilsin. İlmin ve ahlakın anası ve aynası Kur’an’dır. Malum olduğu üzere onun ilk emri “oku” ile başlar. Başka bir hakikatte de “iyi olanı, güzel olanı emret, cahillerden yüz çevir” ferman-ı hakikisi beyan buyurulur. Kerim kitabın en hakiki temsilcisi Hz. Peygamber (s.a.v)’de “en hakiki mürşîd ilimdir” buyurarak Rabbimizin fermanının kıymet ve ehemmiyetine işaret eder.

Nebi (s.a.v) ilim kadar güzel bir sözünde şöyle buyurur: “İlim taleb etmek, her Müslüman ın üzerine bir borçtur.” Dolayısıyla onu neşretmek te öyle. Zira birileri neşredecek ki, başkaları da onu elde edebilsin ve Allah’ın bu muazzam ikramından mahrum kalmadan hayatını anlamlandırabilsin.

Her kötülüğün de aslı ve esası cehalettir. Kurtulmanın yolu da ilim tahsil etmek ve okumaktır. Tabii ki ilim derken “faydalı ilmi” kastediyoruz. Zira “fayda vermeyen ilimden… Sana sığınırım” buyuran hayat rehberi Hz. Peygamberin mesajını hatırlıyoruz. “İyi bir kitâb, en iyi dosttur.” İnsanı kötü alışkanlıklardan, kötü düşüncelerden koruyan bir kalkandır. İlim ve irfan ile insan karanlıklardan aydınlığa çıkar. Bu gün yaşadığımız cehalet ve yanlışlar hep Kur’anî bilgiyi arka plana aldığımızdan ya da terk ettiğimizden dolayıdır.

Üstâd Bediü’z-Zaman Said Nursi Hz.leri “Bu zamanda aile hayatının ve dünyevî ve uhrevî saadetinin ve kadınlarda ulvî seciyelerin inkişafının sebebi yalnız daire-i şeriattaki Âdâb-ı İslamiyet’le olabilir” (24.lem’a) diyor. Yani dünya ve ahiret kazancını istiyorsak, yüce ve yüksek karakterlerin sahibi olmak ve kurtuluşa ermek istiyorsak bu ancak şer’i daire içerisinde hareket etmek, kadınlarımızı boyalı-badanalı, makyajlı süslemeli şehevî hayattan kurtarmak, nefislerimizi dizginlemek ve ‘sabır ve namazla Allahtan yardım dilemek’ suretiyle olabileceğine işaret ediyor.

Konfüçyüs, “Allah’ım bana kitap dolu bir ev, çiçek dolu bir bahçe ver” der. Hakiki kitaplar bilgi hazinelerinin anahtarı, irfana susayan ruhların gıdasıdır. Ve Yûnus’umuz;

“ İlim ilim bilmektir,

İlim kendin bilmektir.

Sen kendini bilmezsen,

Bu nice okumaktır?”

Dizeleriyle okumanın faydaya, faydalandırmaya, nefisleri Allah yoluna râm etmeye, bozuk düzenin gidişatını değiştirmeye namzet olmasının lüzumuna işaret eder.

Okudukça insanın bakışı değişir, dünya görüşü gelişir, umudu ve sevgisi artar. “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen ise hayatından lezzet alır.” Yani her hadiseye ‘iyi bir yanı vardır mutlaka’ gözüyle bakar. Bakarkörlük te etmez. Bakarken kötüyü de iyi olarak değerlendirmeye kendini zorlamaz, kararlarını isabetli alır. Önce düşünür, karar verir sonra fiiliyata döker.

İnsan;  yaratılış gayesinin bilincinde olursa eğer, Allah ve Peygamberine olan inancını sağlam delillerle kalbine hâkim kılarsa eğer, imanın temel prensiplerini iyi kavrar ve hem ailesinde hem de yakın ve uzak çevresinde yaşanması için gayret gösterirse eğer mutluluğa ve huzura, kurtuluşa… Hülâsâ Cennet’e giden yola kapı aralanmış demektir.

İşte tam da bu cümleden hareketle diyoruz ki; “Çatıları altında iman hakikatleri konuşulmayan, İslâmın güzellikleri anlatılmayan, yaşanmayan yerlerde; ehl-i sünnet ve’l cemaat olduğunu ifade eden Mü’min hanelerde internet aracılığıyla nefislerimize hücum eden görüntülerle iffet ve hayâ sınırlarının zorlandığı evlerde huzur ve sükûn bulmak gayr-ı kabil bir hayâldir.”

Son söz olarak diyelim ki; kalbi ve ruhu İslam’ın güzellikleri ve tevhid akidesiyle sükûnete ermiş ferdlerin oluşturduğu toplumlarda ancak, umut yüklü ideal nesillerin yetişebileceği ve insanlığa hizmet götürebileceği şüphe götürmez bir gerçektir.

Hayatın rehberi olan Kur’an sahifelerinde ve Kur’anî hakikatleri haykıran “gerçeğin köprüsü” kitaplarda buluşalım diye dua ediyor, okurlarımı Allah’a emanet ediyorum.

Selam ve duâ ile…

07.03.2014


Dosyayı PDF olarak indirmek için TIKLAYIN… İlim ve Kâinât Kitâbı Kur’ân

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here