İlim Ve Hikmet

0
496
From Trey Ratcliff at www.stuckincustoms.com

‘Söz’ü ve düşünceyi ‘ifade etme’ sanatını yaratan Yüce Rabbimiz bir ayet-i celile’sinde; “Kendisine Hikmet Verilen Kimseye, Muhakkak Pek Çok Hayır Verilmiştir” buyurulmaktadır.

Hayatının tamamı hikmetlerle örülmüş, bezenmiş ‘söz sultanı’ Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v); “Hikmet Mü’minin yitiğidir, bu sebeple onu nerede bulursa alır” diye öğretir bize.

İlmin ve sâlih amelin birlikteliğinden doğar hikmet. Bir şeyin aslına, özüne, hakikatine dair bilgi sahibi olmak için sarf edilen emeğin, düşünce toprağına atılan tohumların en tatlı meyvesidir hikmet.

Mademki bizim yitiğimizdir, biz de bir ömür boyu onu aramaya devam edecek, bulmak için yorulacağız. Hele ki “bilginin zırva ile, hikmetin hevâ ile, ihlâsın riyâ ile, samimiyetin nifâk ile, hakikatin en’aniyet ile kısacası; her müsbet halin menfi olanla karma olduğu bir hengâmede hikmeti aramaya ve hikmete sahip olmaya ne kadar da ihtiyacımız var!”

Kalem altın, kelâm inci,

Hemen derceyle derceyle.

Teraziye koyup satma,

Yeri geldikçe harceyle.

Kalemin ve kelâmın kadr-u kıymetini bilen yüce bir gönül böyle söylemiş. Ne kadar da doğru söylemiş.

Âdaba ve ahlâka dair kısa, öğretici, öğüt verici her hikmetli sözün arkasına düşecek, elde etmeye gayret göstereceğiz. Kitabımız Kur’an-ı Kerim kendini; “Allah Teâlâ tarafından insana gönderilen en güzel öğüttür. O kitap hayra çağırır; iyiliği emreder, kötülüklerden sakındırır” diye tarif eder.

Hayatı boyunca fiilî, kavlî ve takrîrî (sükût) haliyle insanları, beraber olduğu sahabe neslini ve o güzîde neslin şahsında ümmetini eğiten Peygamber (a.s), gelmiş geçmiş en büyük hikmet ve öğüt kaynağıdır.

Tam da yeri gelmişken zikretmek gerekirse; her yıl olduğu gibi bu yıl da 14-20 Nisan tarihleri arasını O Kutlu Nebi’yi tanımada, anlamada ve insanlığa O’nu tanıtıp anlatma yolunda dolu dolu bir haftayı idrak edeceğimizin arefesindeyiz. Bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığı hafta ve etkinlikleri kapsamında “Hz. Peygamber, Din Ve Samimiyet” başlıklı konuyu işleyecek.

Ne kadar mühim değil mi? Din nedir, Hz. Peygamber (s.a.v) bu dinin (bize göre) neresindedir ve nesi oluyor? Samimi olmak nasıl bir duygudur, samimiyet olmadan İslamiyet olurmu, Müslümanlık olurmu? Allah (c.c) samimi olmayandan ve samimiyetsizce yapılan kulluktan razı olurmu? Gibi suallere cevaplar arayacağız.

Her hâl ve kavlimizin, şimdikilerin ‘şov’ diye tanımladıkları riyâkârlığa ve samimiyetsizliğe dönüştüğü şu ihtiyar dünyamızda, yeniden saf, berrak ve samimi bir düşünceye, yaşantıya kapı aralayabilecek miyiz?

Evet, bilgi hikmet ve öğüt, insanın insana karşı sorumluluğudur. İnsanı yanlışa, batıla, günaha… Dolayısıyla hüsrana karşı uyarmaktır. İmtihan dünyamızdaki ebedi hayata karşı olan yolculuğumuzda, bilgi ve hikmet ehli tarafından yolumuza dikilen ikaz işaretleridir, yön levhalarıdır.

Sözlerimi tamamlarken, Nebiyy-i Muhterem (s.a.v)’in miladi takvimle ‘Kutlu Doğum’unun idrakine vasıl olduğumuz bu günlerin, hayatımızda yeni bir sayfanın açılmasına ve Resûlü’nün izinden ayrılmadan yolumuza devam etmeye, böylece Rabbimizin huzuruna varmaya vesile olmasını yürekten niyâz ediyor, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

14.03.2014


Dosyayı PDF olarak almak için TIKLAYIN… İlim Ve Hikmet


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here