Havâî Gençliğin Çılgın Modası: DÖVME

0
239

Havâî Gençliğin Çılgın Modası: DÖVME

Cadde ve sokaklar korku filmi manzaraları gibi…

Akla, hayâle geldik/gelmedik renklerle, geometrik şekillerle, grafiksel desenlerle, model model, çeşit çeşit…

Arapça’da; “VEŞM” terimiyle ifade edilen “DÖVME”, geçmişte olduğu gibi, modern çağda/günümüzde de tüm ihtişâmıyla (!) hükümrânlığını sürdürüyor…

“En güzel sûrette/biçimde yaratılan” (Tîn, 95/4) insan için dînimiz, abuk-sabuk ve hiçbir yarârı bulunmayan, aksine bir takım zararları beraberinde getiren müdâhaleleri kabul etmiyor, hoş görmüyor.

“Rasûlullah (S.A.V.)’in;

“…Dövme yapan ve dövme yaptırmak isteyenlere Allah lânet etsin” bedduâsını yazar kitaplarımız… (Buhari 594, Müslim 2124/119)

Ancak, dîninden, islâmın hükümlerinden, fıkıh kitaplarından bîhaber nesil, bunları da bilmez tabi.

İslâmî bir gâilesi bulunmayan modern dünyanın ve modern gençliğin, “çağ atlattığı dövme” konusundaki usûl ve malzemeleri alabildiğine engin ve zengin…

Acıktınız meselâ…

Yemek yiyeceksiniz.

Herhangi bir lokantaya giriveriyorsunuz ve garson geliyor…

“Ne alırdınız abi?”

Alsak mı, almasak mı?

Ya da; “Neyiniz var birâder?”

“Neyimiz yok ki abi?” der gibi…

Sürmeli, mürekkepli, kınalı, barutlu, çivitli, sentetik boyalı, bıçakla delinmiş, tırnakla kazınmış, özel matkaplarla işlenmiş…

Özel îmâl edilmiş elektronik kalemlerle, renk renk, desen desen ve lokal anestezi (sınırlı uyuşturma) destekli…

Akreplisi, yengeçlisi, kartallısı, timsahlısı, aslanlısı, kurtlusu, dolarlısı, tabancalısı, oklusu, yaylısı, burçlarla bezenmiş binlerce geometrik desenler ve şekiller…

Allâh’ın yarattığı, şekil verdiği, mükemmel kıldığı düzene, tasarıma inat; alternatif tasarımlar geliştirircesine iddialı ve inatkâr…

Tablolar, duvarlar, özel zeminler ve başka materyaller üzerinde icrâ ettiği sanat ve kazanç hızı kendisini kesmeyen insanın, bu ihtirâsını kendi hemcinsleri üzerinde tecrübe etme merâk ve gayreti…

Neredeen nereye?

Lokantaya gitmiştik değil mi?

Yemek yiyecektik…

Siparişler geldi, garson masamıza servis ediyor…

Yemekler iştâhımızı kabartırken, garsonun vücudunun muhtelif yerlerindeki dövmeler midemizi kabartıyor!

Yesek mi, yemesek mi?

“Yiyeceklerinizin yanında dövmelerimi de alır mıydınız?” der gibi…

“Almıyoruz birader kalsın! İki gramlık iştâhımız vardı, onun da tadını kaçırdın!”

Nasıl da savruluyoruz…

Medya, moda, popülarite uğruna nasıl da değerlerimizi ezip geçiyoruz!

Günâhları özümsemişiz, zevk veriyor, şevk veriyor, işledikçe daha fazlasını nefislerimiz istiyor.

Bak, şimdi vahyin sesine kulak ver:

“(Şeytân dedi ki): ‘Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları boş kuruntulara boğacağım, kesinlikle onlara emredeceğim de, hayvanların kulaklarını yaracaklar (putlar için nişanlayacaklar), şüphesiz onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler’. Kim Allah’ı bırakır da şeytanı dost edinirse elbette apaçık bir ziyana düşmüştür!” (Nîsâ, 4/119)


Şeref İŞLEYEN

31.12.2019 / Salı


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here