Ebû Leheb’in Elleri Kurusun!

0
209

Ebû Leheb’in Elleri Kurusun!

Leheb / Mesed / Tebbet isimleriyle mârûf sûreyi okuyoruz…

Ebû Leheb… Hz. Peygamber (s.a.v.)’in öz amcası…

Sahip olduğu erk/güç/iktidar/servet hırsı onu kibre sevketmiş, ilâhî dâvete akıl, göz ve gönül dünyasını kapatmıştı…

Yeğeni Rasûlullâh (sav) ’in azılı düşmanı, dâvâsının muhâlifi, çağrısının önündeki en büyük engellerden birisiydi.

Kin ve adâvette, hased ve nefrette kendisinden geri kalmayan, adı “Ümmü Cemil” olan, ismiyle hayâtı birbiriyle mutlak mânâda tezat teşkil eden bir de karısı vardı Ebû Leheb’in…

Mekke aristokratlarının / sosyetesinin parlak sîmâlarından biri.

Rasûlullâh’a (sav) duyduğu kin, öfke ve nefret, onun geçtiği yollara dikenler saçacak kadar batıcı, incitici ve acı vericiydi…

Gerdanında, mücevherlerle süslü, değerli bir taştan müteşekkil kolyesini, “Müslümanlarla yapılacak olan bir savaşta sarfedilmek üzere” Mekke’nin şirk/küfür üzere ittifak eden İslam düşmanı ordusuna bağışlamıştı.

Hz. Peygamber –aleyhisselâm- Mekke yakınlarındaki bir tepe olan Safâ tepesine yakınlarını ve kabile temsilcilerini toplayarak onlara çağrıda bulunduğunda; “yazık sana! Bunun için mi bizi topladın buraya!?” diyerek yerden taş ve toprak alıp Rasûlullâh’ın (sav) mübârek yüzüne saçarak defolup gitmişti Ebû Leheb…

Hadiseden kısa bir zaman sonra bu mübârek sûre nâzil oluyor:

Rahmân ve Rahîm (olan) Allâh’ın Adıyla…

Ebu Leheb’in iki eli kurusun! Kurudu da.

Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi.

O, alevli bir ateşte yanacak.

Odun taşıyıcısı olan karısı da beraberinde…

Ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde. (Tebbet Sûresi, 1-5)

Bir zamanlar laf/söz getirip götüren ve Rasûlullâh (sav) ‘in geçtiği yollara dikenler saçarak, kocasının politikasına sonsuz destek veren Ümmü Cemil, küfür ordusuna bağışladığı gerdanlığın yerine hurma lifinden örülmüş bir halatla ve sırtında İslâm düşmanı kocasına odun taşıyarak birlikte alevli ateşe yaslanacaklar..!

Darısı çağdaş Ebû Leheb’lerin, Ebû Cehil’lerin, cümle zâlim, zorba müstekbirlerin, müstebitlerin, hak ve hakikatler karşısında akıllarını, kulaklarını, kalplerini, kafa ve gönül gözlerini kapatarak inkâr ve küfürde ısrâr edenlerin başına…

Hidâyete tâbi olanlara selâm olsun. Allah, ümmet-i Muhammed’i, hidâyet ümidi olan bütün insanlığı her türlü belâ, musibet ve salgın hastalıklardan korusun.


 11 Nisan 2020 Cumartesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here