“BİZDEN BİR ŞEY OLMAZ” ZANNI VE BOZULAN PSİKOLOJİ

0
344

“BİZDEN BİR ŞEY OLMAZ” ZANNI VE BOZULAN PSİKOLOJİ”

Hayâtın dengelerine bakılırsa, ortaya çıkan bir gerçeklik şudur ki;
Bozuk ekonomiden bahseden bir memleketteki asıl bozukluk, insandaki psikolojidir.
Elbette ki tüm krizler, bir takım olumsuz birikimlerin, tecrübesizliklerin, savurganlıkların, tedbirsizliklerin… netîcesidir.
Psikolojisi bozulan toplumun insanları kendilerine yıllarca, “bizden bir şey olmaz!” deyip durdu.
Kendimize dedik, eşimize dedik, çoluk-çocuğumuza dedik, çevremize dedik, ülkemize… dedik.
Olmadı bak işte…
“Olmaz” demiyor muyduk?
Olmazlar oldu işte…
O kadar çok kullandık ki bu cümleyi,
İnançlarımız, ahlâkımız, yaşayışımız, çalışmamız, dinlenmemiz değişti.
“Bizden bir şey olmaz!” dedik, her şeyden geri durduk…
“Bizden bir şey olmaz!” dedik, az çalıştık ya da çalışmadık. Tembel tembel oturduk.
“Bizden bir şey olmaz!” dedik, başladığımızı tamamla(ya)madık…
“Bizden bir şey olmaz!” dedik, çevreyi kirlettik, katlettik, tımarhâneye çevirdik…
“Bu ülkeden bir şey olmaz” dedik, insanlara güldük, insanları kendimize güldürdük…
Her gün daha da kötüye gittiğimize inandık, inandırıldık, kendimizi ve çevremizi buna iknâ ettik…
Dediğimiz gibi de oldu.
Demeseydik, belki de olmayacaktı!
Asıl olması gerekenleri değil, olumsuzca söylediklerimizi başardık…
Atalarımız boşuna dememiş:
“Bir adama kırk gün deli deseniz, deli olur” diye…
Kızınca söyleriz: “Delirtmeyin adamı!” 
Diye diye, delirttik vatandaşları…
Nasıl ki, velî olmayan birine etrâfındaki kırklar; “sen velîsin!” diyor, o da velî havasına giriyorsa…
Ve artık çevresinde velî olarak tanınıyorsa… İşte öyle.
Bugün insanlar, komik olmak, komedi çevirip YouTube’a yüklemek için âdetâ birbirleriyle yarışıyor…
İşini-gücünü bırakmış, insanları kendine güldürmek için komiklik yapıyor!
Başarıyor da.
Hedefin, “komedyen” olmaksa, oluyorsun.
Hedefin, “fenomen” olmaksa oluyorsun.
Hedefin, “öldüren” olmaksa oluyorsun…
Bak, daha dün Yeni Zelanda’lı bir İskoç canavarı mü’minin bayram gününde iki camiye saldırdı, 49 kişiyi katletti, 48 kişiyi yaraladı.
Güncel veriler böyle…
Yapmadan evvel canavarın 70 sayfalık bir manifesto yayınlandığı da ortaya çıkmış.
Bu manifestoda Türklerle ilgili bir kısım da yer alıyormuş ve burada;
“Topraklarınızda barış içinde yaşayabilirsiniz, size zarar gelmeyecek. Boğaz’ın Doğu yakasında… Ama Boğaz’ın Batı yakasında herhangi bir yerde yaşamayı dener, Avrupa’ya gelirseniz sizi öldüreceğiz ve hamamböceği gibi topraklarımızdan atacağız.
Konstantinopolis’e (İstanbul’a) gelir, tüm cami ve minâreleri yıkarız. Ayasofya, minârelerden kurtulacak ve Konstantinapol hak ettiği gibi tekrar Hristiyan şehri olacak” ifadeleri yer alıyormuş.
O kadar cesurca yapmış ki eylemini cânî;
Dünya yaptığı katliamdan çok cesâretini ve mesajlarını konuşuyor!
Diyeceğimiz o ki;
İstiklâl şâirimiz Mehmet Akif Ersoy’un da dediği gibi;

👉 Donanma, orduları yürürken muzafferen ileri,
👉 Üzengi öpmeye hasretti garbın elçileri!
👉 O ihtişâmı elinden niçin bıraktın da,
👉 Bugün yatıp duruyorsun ayaklar altında?
👉 “Kadermiş!” öyle mi? Hâşâ, bu söz değil doğru;
👉 Belânı istedin Allah da verdi… Doğrusu bu!

Biz istedik, istediğimiz de oldu.
Kendimizi mahvettik. Dünya şimdi bize ……. Gülüyor!
Ne demişti Friedrich Nietzsche:
“İnsan, en acımasız hayvândır!”
Acımıyoruz kendimize ve Nietsche’yi haklı çıkarmak için çırpınıyoruz!
“Biz bitmişiz arkadaş! Bizden bir halt olmaz!”
Ezikliğinden ve yargısından kurtulup, hakîkatleri konuştuğumuz kadar yaşamaya başlarsak;
“Yıkılmadık, ayaktayız. Her şey daha yeni başlıyor!” dediğimiz gündür.
Ve değişim başlamış demektir..! ✍️


Şeref İŞLEYEN
16.03.2019

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here